Uzun zamandır gözlem yapıp, gözlemlerimi yazıya dökmeyi seviyorum. Bu metin; aklımda birikenleri, sokakta, ekranda, işte gördüklerimi not aldığım bir kayıt olsun istedim. Sert konuşmadan ama meseleyi de es geçmeden, çözüm önerilerimi de yazayım ki “sadece eleştirmek” kalmasın geriye.
Burada Kalarak Üretenler
Gitmek isteyen gider; buna saygım var. Ama kalmayı seçenler için de güçlü örnekler var. Savunma sanayisinde çığır açan çalışmalarıyla ülkemizin hak ettiği seviyeye yükselmesine ön ayak olan Selçuk Bayraktar; Avrupa’da yapay kalp nakli yapan ilk kadın cerrah olarak bilinen ve çağrıya kulak verip Türkiye’ye gelen Dilek Gürsoy ve yerli otomobil yapmak için ülkesine dönen Gürcan Karakaş ve birçok isim “burada da yapılır” cümlesinin altını dolduruyor. Ülkeye dönüp taşın altına elini sokmak, sadece bir tercih değil; yeni bir kültürün inşası. İsmini duymadığımız nice mühendis ve bilim insanı, burada üretip küresel ölçeğe iş çıkarıyor.
Eğitim
Okullardaki tarih derslerinin çerçevesi güncellendi; ortaöğretimde cumhuriyet döneminin yanı sıra Selçuklu ile Osmanlı dönemlerine daha görünür yer veriliyor. Bunu ideolojik bir araç olarak değil, kökü ve kültürü bilmenin sağlam bir gelecek için temel taşı olacağı şekilde okumak gerektiğini düşünüyorum. Tarihi süreklilik içinde, bağlamıyla ve hakkını vererek anlatabilirsek; aidiyeti güçlü, özgüvenli bir neslin yolu açılır.
Yazılım
Pandemi sonrası aşırı şişen piyasa doğal bir normale dönüş yaşıyor. Bu sırada yüksek faizin de etkisiyle bütçeler küçüldü, ilanlar azaldı, birçok ekip hız kesti. Kendi adıma; hayatımda ilk kez sigortasız iş teklifleri aldığım bir dönem oldu. Buna bir de AI (yapay zeka) ile verimlilik artışı eklendi; aynı işi daha az kişiyle yapabilen ekipler, işe alımları yavaşlattığına inanıyorum. Zor bir dönemden geçsek de bunun da geçeceğini ve normalleşeceğimizi umuyorum.
Ekonomi ve Tüketim
“Ekonomi kötü” şikâyeti yaygın ama aynı anda en üst segment telefon ve araba takıntısı, pahalı tatil ve lüks mekân ısrarı da sürüyor. Bu çelişki, sadece cüzdandaki rakamla ilgili değil; öncelik ve ölçü meselesi. Gösteriş kültürü büyüdükçe, üretim kültürü küçülüyor. Daha tutumlu olmalı, çeşitli yatırım araçlarını öğrenmeli ve küçük küçük de olsa bilinçli yatırım yapmalıyız. Örneğin ABD’de yaygın olan emeklilik planları ve düşük maliyetli endeks fonları üzerinden birikim kültürü, uzun vadede güçlü bir zemin kuruyor. Türkiye'de özellikle gençler arasında gözlemlediğim durum ise, kısa yoldan zengin olma hayaliyle çok yüksek riskli yatırımlar, kumar ya da dolandırıcılık gibi yolların denenmesi. Büyüklerimiz ise altın dışında bir yatırım aracı maalesef bilmemekte.
Gündelik Hayat
İnsanların yüzü gülmüyor. “Kolay gelsin”, “günaydın”, “teşekkür ederim” gibi basit kelimelere bile mesafe var. Yüksek sesle müzik, kalabalık ortamlarda sigara, küfürlü konuşma… Bunlar küçük gibi görünen ama iklimi bozan detaylar. Oysa iyi insan olmak en büyük kazanç, ahlak, masrafsız en değerli yatırım.
Medya
YouTube ve TikTok’ta hız çok, kalite az. Z kuşağı bu akıştan çok etkileniyor; tıklanır olan, bazen doğru olanın önüne geçiyor. Televizyon da eğitim ve ahlaktan uzak; aynı kalıp programlar, birbirinin kopyası diziler.
Kaliteli içerik üreten birkaç hesabı not düşeyim:
Ne Yapmalı
Önce eleştirme ve mazeret bulmayı bir kenara bırakıp çuvaldızı kendimize batırmalıyız. Kendi yanlışlarımıza odaklanıp, sonra çevremizi ailemizi düzeltmeye odaklanmalıyız. Herkes evinin önünü temizlerse tertemiz sokaklara sahip oluruz. Özentiyi ve kör tüketimi bırakacağız. Gösteriş yerine üretim kültürünü seçeceğiz. Eleştiriyi azaltıp daha çok okuyacak, deneyecek, üretecek, paylaşacağız. Köklerimizi yeniden tanıyacağız; dil, tarih, sanat… Ve mutlaka bir meşgale edineceğiz. Akışları kısıp, seçilmiş kaynaklarla derinleşeceğiz.
Herkesin bir mesleği olmalı, bir de meşgalesi. O meşgale bütün kültürümüzdür.
Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı… Küçük çabaların toplamı kaderi değiştirir. Büyük sözlere değil, küçük ama düzenli adımlara güvenelim.
Kapanış
Bu yazı; şikâyet ederek değil, çalışarak ve toparlanarak düze çıkabileceğimize olan inancın bir kaydı. Hatalarımız var, eksiklerimiz çok. Öğretip öğrenerek, üreterek ve paylaşarak devam edelim. Şahsım olarak yaptığım işte her saatin helal kazanç olmasına dikkat ediyor, kazandığım parayı doğru yatırım araçlarında birikim yapıp, çok alanda kendimi geliştirmeye çalışarak belki dünyayı yada ülkemi değil fakat kendimi ailemi ve çevremi değiştirebilirim bilinciyle hareket ediyorum. Bu ülke bizim; biz güzelleştireceğiz.
Sevgi ile...