Apple TV+ yapımı olan See, uzak bir gelecekte insanlığın görme yetisini kaybettiği ve "görmenin" bir efsane, hatta tehlikeli bir günah sayıldığı bir dünyayı konu alıyor. Hikaye, Alkenny kabilesinin lideri Baba Voss’un, görme yetisine sahip olan ikiz çocuklarını koruma çabası etrafında şekilleniyor. Dizinin atmosferi o kadar güçlü ki, medeniyetin çöküşünden sonra doğanın dünyayı geri alışını ve insanların ses, koku ve dokunma duyularıyla kurdukları yeni düzeni izlemek tam bir görsel şölen sunuyor.

Dizideki en vurucu noktalardan biri, ikizlerin biyolojik babası olan Jerlamarel'in aslında bir kurtarıcı değil, kendi krallığını kurmaya çalışan narsist bir figür çıkmasıydı. Özellikle ikinci sezonda Baba Voss ve kardeşi Edo Voss (Dave Bautista) arasındaki o epik ve kanlı hesaplaşma, kardeşlik bağının nefretle nasıl harmanlandığını gösterdi. Final sezonunda ise Baba Voss'un, çocuklarının ve sevdiği kadının geleceği için, patlayıcılarla dolu tünelde kendini feda etmesi, dizinin duygusal zirvesiydi. Kraliçe Kane’in ise her seferinde daha da delirmesi ve sonunda hak ettiği sonu bulması, hikayenin adalet duygusunu pekiştirdi.
Kendi değerlendirmeme gelecek olursam; See, aksiyon sahnelerindeki koreografi başarısıyla beni benden aldı. Karakterlerin görme engelli olmalarına rağmen sergiledikleri o ritmik ve vahşi dövüş tarzı, kılıçların birbirine çarpma sesiyle birleşince ortaya inanılmaz bir tempo çıkıyor. Hikayenin, sadece bir aksiyon dizisi olmanın ötesine geçip güç yozlaşması, bağnazlık ve aile sevgisi gibi derin temaları işlemesi takdire şayan. Eğer hem görsel bir estetik hem de kalbinizi sıkıştıracak bir hayatta kalma mücadelesi arıyorsanız, bu dizi kesinlikle favorilerinizden biri olacaktır.