Bu sene Ramazan'ı her anlamda hakkını vererek yaşamak, kendime hem ruhsal hem kültürel anlamda bir şeyler katmak niyetindeyim. Eski Ramazan kültürünü bugüne nasıl taşıyabileceğimi araştırdım; unutulmuş gelenekleri günümüze uyarlamanın yollarını not ettim. Bu yazıda hem kültürel hazırlığımı hem de bu ayı fırsat bilerek koyduğum teknik hedefleri paylaşıyorum; insanlara örnek olmak, heveslendirmek ve vesile olmak maksadıyla da kaleme alıyorum.
Kültürel Hazırlık
Araştırdığım geleneklerden bir kısmını aşağıda listeliyorum. Niyetim, bu değerleri modern hayatın içine dahil ederek yaşatmak. Tüm listeye erişmek isteyenler bana ulaştığında detayları paylaşabilirim.
Bu hazırlık sürecinde, kendi web siteme de küçük bir Ramazan selamı ekledim:

Mahya - Camilerdeki o eşsiz ışık yazı geleneğini, evde hazırlayacağım ufak süslemelerle kendi dünyama taşımayı hedefliyorum.
Huzur-ı Hümayun Dersleri - Sarayda alimlerle yapılan bu derinlikli derslerin yerini doldurmak adına, YouTube üzerinden nitelikli bir sohbet serisini takip etmeyi planlıyorum.
Çocuklara İkram - Eskilerin çocuklara şeker ve bahşiş dağıtma inceliğini, oturduğum sitedeki çocuklara çikolata ikram ederek sürdürme niyetindeyim.
Tembihname - Ramazan öncesi yayınlanan bu toplumsal uyarı metnini, kendi iç disiplinim için bir rehber olarak görüyorum. Sosyal medyada ve boş işlerde vakit harcamamak adına; "Hak yeme", "Dedikodu yapma", "Güzel konuş" gibi hatırlatıcı notları evin çeşitli yerlerine iliştiriyorum.
Zimem Defteri - Osmanlı'daki bu gizli yardımlaşma geleneğini yaşatmak için uygun bir mahalle bakkalı arayışındayım; borç defterine katkı sunmayı, bu mümkün olmazsa fırınlarda askıda ekmek geleneğini sürdürerek bir nebze de olsa bu ruhu yaşatmayı amaçlıyorum.
İftariye Bahşişi - Saraydaki o cömertlik geleneğinden ilhamla, eşime her gün için ufak bir hediye vererek hediyeleşme sünnetini yaşatacağım.
Helva Sohbetleri - Ramazan gecelerinin vazgeçilmezi olan saray helvası, zerde veya güllaç gibi tatlıları hazırlayıp, demli bir çay eşliğinde öğretici sohbetler dinlemek bu ayın değişmez ritüeli olacak.
Bânk-ı Lâ'l - Ramazan'ın coşkusunu duyuran top atışlarını ve okçuluk törenlerini, evde ailemle oynayacağım ufak bir hedef vurma oyununa dönüştürerek eğlenceli vakit geçirmeyi planlıyorum.
Teknik Hedefler
Ramazan'ın getirdiği sabır ve odaklanma disiplinini, zihnimi en çok zorlayan teknik meseleleri çözmek için bir yakıt olarak kullanacağım. Bu dinginliği fırsat bilip yapay zekâ alanındaki gelişmelere odaklanmayı ve geliştirdiğim projeleri bir adım öteye taşımayı hedefliyorum.
Fetih
Fetih, üzerinde titizlikle çalıştığım web tabanlı çok oyunculu (PvP) bir oyun. İşin kodlama kısmı nispeten hızlı ilerlese de asıl vaktimi oyun dengesi ve tarihe uygunluk araştırmaları alıyor. En büyük önceliğim; halklar arasındaki dengeyi hassasiyetle koruyup tarihi dokuya sadık kalırken, tüm bu derinliği heyecan verici bir oyun mekaniğiyle harmanlamak. Hazır olduğunda tüm detaylarıyla paylaşmak için sabırsızlanıyorum.

Yapay Zekâ ve Öğrenme
Yakın zamanda modern React için AI-native bir mimari kiti olan Kaide'yi geliştirdim. Otonom agent'lar için sunduğu disiplinli protokollerden aldığım başarılı sonuçlar beni daha da heyecanlandırıyor. Bu alandaki yetkinliğimi artırmak için bayrama kadar şu kursları tamamlamayı hedefliyorum:
- Anthropic - Claude Code in Action
- Google - Prompting Essentials (Coursera)
- Microsoft - AI For Beginners
Kaide'yi incelemek isterseniz: github.com/omergulcicek/kaide
Umarım herkes için hem ruhsal hem de zihinsel anlamda verimli ve huzurlu bir ay olur 🌙.