Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan okul baskınları, bize acı bir gerçeği gösterdi: Sorun sadece güvenlik değil, toplumun içine düştüğü derin maneviyat krizidir. Ailesinin ekonomik durumu iyi olan, hatta ebeveynleri eğitimli olan çocukların bile ufacık yaşta katile dönüşmesi, paranın ya da statünün ruhu doyurmaya yetmediğini kanıtlıyor. Bu olaylar, aslında uzun süredir devam eden bir zihniyet çöküşünün en kanlı dışavurumudur.

Aile kavramı bittiği için manevi bir boşluk oluştu. Artık aileler çocuklarına dokundurtmuyor; öğretmen en ufak bir şey dese hemen şikayet ederek baskı kuruyor. Eskiden öğretmene saygı vardı, disiplin vardı. Şimdi ise ilgisiz kalan çocuklar sosyal medyanın esiri oldu. Ahlakı, erdemi, İslam'ın yüce değerlerini çocuklarımıza öğretmeyi laikliğe aykırı saplantısıyla yok sayan ruhsuz eğitim sistemine mahkum edilen bu gençler; bireyselci, hazcı ve maneviyattan uzak birer zombiye dönüşmüş yüzlerce çocuktan sadece bir tanesi.
Dizilerdeki mafya özentiliği ve sosyal medyadaki ahlaksızlık gençlerin beynini yıkıyor. Bu medya kuşatması altında yetişen nesil, şiddeti bir yaşam biçimi sanıyor. Bu noktada #YusufTekinİstifa demek, her okula polis görevlendirmek ya da okula X-ray koymak çözüme yetmez. Devletin artık büyük bir adım atarak medyadaki bu rezillikleri kökünden kazımasını yıllardır bekliyorum. Zihniyet değişmedikten, televizyon ve internetteki bu pislik temizlenmedikten sonra güvenlik önlemleri sadece geçici bir makyajdır. #EgitimdeŞiddet sorununun gerçek çözümü, bu manevi boşluğu doldurmak ve ahlaki köklere dönmektir.